11 Ağustos 2016 Perşembe

ERTELENEN YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK SINAV PROGRAMI VE TARİHİ

TÜRMOB tarafından 22.07.2016 tarih 2016/09904 sayılı yazı ile ileri bir tarihe ertelendiği duyurulan 2016/2.dönemi Yeminli Mali Müşavirlik Sınavları, 2016/2 dönemi sınav başvurularına ilişkin olarak kesinleşen listelere göre, 26 Ağustos - 5 Eylül 2016 tarihleri arasında Ankara yapılacaktır. Sınav yeri ve saatlerini gösteren program aşağıdadır.

Sınav Programı

Sınav Tarihi
Sınav Konusu
Sınav Başlama
Saati
26 Ağustos 2016
Cuma
Denetim, Raporlama ve Meslek Hukuku
18:00
27 Ağustos 2016
Cumartesi
Gelir Üzerinden Alınan Vergiler
17:00
28 Ağustos 2016
Pazar
Vergi Tekniği
17:00
29 Ağustos 2016
Pazartesi
Sermaye Piyasası Mevzuatı
18:00
30 Ağustos 2016
Salı
RESMİ TATİL

31 Ağustos 2016
Çarşamba
Finansal Yönetim
18:00
01 Eylül 2016
Perşembe
Dış Ticaret ve Kambiyo Mevzuatı
18:00
2 Eylül 2016
Cuma
İleri Düzeyde Finansal Muhasebe
18:00
3 Eylül 2016
Cumartesi
Harcama ve Servet Üzerinden Alınan Vergiler
17:00
4 Eylül 2016
Pazar
Revizyon
17:00
5 Eylül 2016
Pazartesi
Yönetim Muhasebesi
18:00

Ankara Üniversitesi Tandoğan Yerleşkesi Ord. Prof. Dr. Şevket Aziz Kansu Binası B Blok
Sınav Yeri 

Emniyet Mah. İncitaş Sok. (Sabancı Kız Öğrenci Yurdu Karşısı)
Beşevler / Ankara

Not: Öngörülemeyen durumların meydana gelmesi halinde sınav yeri ve tarihleri TÜRMOB tarafından değiştirilebilir.

10 Ağustos 2016 Çarşamba

6736 SAYILI KANUN İLE BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI VE MATRAH ARTTIRIMI

-YENİDEN YAPILANDIRMANIN DAHİL OLDUĞU DÖNEME AİT BORÇLAR
30.06.2016 tarihinden (bu tarih dahil) önceki dönemlere, beyana dayanan vergilerde bu tarihe kadar verilmesi gereken beyannamelere ilişkin vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları (2016 yılı Temmuz ayında ödenmesi gereken gelir vergisi ikinci taksiti hariç),
2016 yılına ilişkin olarak 30.06.2016 tarihinden (bu tarih dahil) önce tahakkuk eden vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları (2016 yılı için tahakkuk eden motorlu taşıtlar vergisi ikinci taksiti hariç)

-VERGİ VE SGK BORÇLARI HARİCİNDEKİ DAHİL OLAN BORÇ VE CEZALAR
Askerlik Kanunu, Karayolları Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun, Milletvekili Seçimi Kanunu, Karayolları Trafik Kanunu, Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanun, Anayasa Değişikliklerinin Halkoyuna Sunulması Hakkında Kanun, Karayolu Taşıma Kanunu, Nüfus Hizmetleri Kanunu, Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun, Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun ve Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun gereğince verilen idari para cezaları bu kanun kapsamına dahildir.

-GÜMRÜK KANUNUNA GÖRE GÜMRÜK VERGİSİ VE İDARİ PARA CEZALARI
30.06.2016 tarihinden (bu tarih dahil) önce Gümrük Kanunu ve ilgili diğer kanunlar kapsamında gümrük yükümlülüğü doğan ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığına bağlı tahsil daireleri tarafından takip edilen gümrük vergileri, idari para cezaları, faizler, gecikme faizleri, gecikme zammı alacakları bu kanun kapsamındadır.

-DAMGA VERGİSİ VE ÖZEL İŞLEM VERGİSİ
2016 yılı Haziran ayı ve önceki aylara ilişkin damga vergisi, özel işlem vergisi ve eğitime katkı payı ile bunlara bağlı gecikme zammı alacakları kanun kapsamındadır.

-BELEDİYELERE AİT BORÇ VE CEZALAR
İdari para cezaları,30.06.2016 tarihinden (bu tarih dahil) önceki dönemlere, beyana dayanan vergilerde bu tarihe kadar verilmesi gereken beyannamelere ilişkin vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları, 2016 yılına ilişkin olarak 30.06.2016 tarihinden (bu tarih dahil) önce tahakkuk eden vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları, bunların dışında kalan ve 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen ve vadesi 30.06.2016 tarihinden (bu tarih dahil) önce olduğu halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş bulunan asli ve fer’i amme alacakları, Belediye Kanunu kapsamındaki belediyelerin su abonelerinden olan ve vadesi 30.06.2016 tarihinden (bu tarih dahil) önce olduğu halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla ödenmemiş bulunan su, atık su ve katı atık ücreti alacakları ile bunlara bağlı fer’i (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dahil) alacakları,
30.06.2016 tarihinden (bu tarih dahil) önce olduğu halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibariyle ödenmemiş bulunan su ve atık su bedeli alacakları ile bu alacaklara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dahil) alacakları,
30.06.2016 tarihinden (bu tarih dahil) önce olduğu halde bu Kanunun yayımlandığı tarih itibariyle ödenmemiş bulunan katı atık ücreti alacakları ile bunlara bağlı fer’i (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dahil) alacakları.

-KESİNLEŞMİŞ ALACAKLAR
Maliye Bakanlığına, il özel idarelerine ve belediyelere bağlı tahsil daireleri tarafından takip edilen alacaklardan bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla (bu tarih dahil);
Vadesi geldiği halde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan vergiler ile bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla vergilere bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları ile aslı bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce ödenmiş olanlar dahil olmak üzere asla bağlı olarak kesilen vergi cezaları ve bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamı Vadesi geldiği halde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan ve bir vergi aslına bağlı olmaksızın kesilmiş vergi cezaları ile iştirak nedeniyle kesilmiş vergi cezaları bu kanun kapsamına dahildir.

-DAVA SAFHASINDA BULUNAN VEYA HENÜZ KESİNLEŞMEMİŞ ALACAKLAR
Bu Kanunun yayımlandığı tarih itibariyle ilk derece yargı mercileri nezdinde dava açılmış ya da dava açma süresi henüz geçmemiş olan ikmal'en, re'sen veya idarece yapılmış vergi tarhiyatları ile gümrük vergilerine ilişkin tahakkuklar bu kanun kapsamına dahildir.
  
-VERGİ İNCELEMESİ DEVAM EDEN MÜKELLEFLERİN DURUMU 
2016 Haziran dönemi öncesine ait olup bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce başlanıldığı halde, tamamlanamamış olan vergi incelemeleri devam eden mükellefler bu kanundan yararlanabilir.
  
-UZLAŞMA TALEBİNDE BULUNAN MÜKELLEFLER
Bu Kanunun yayımlandığı tarih itibariyle, 213 sayılı Kanunun tarhiyat öncesi uzlaşma hükümlerine göre uzlaşma talebinde bulunulmuş, ancak uzlaşma günü gelmemiş ya da uzlaşma sağlanamamış olmakla birlikte vergi ve ceza ihbarnameleri mükellefe tebliğ edilmemiş alacaklar için bu kanun hükmünden yararlanılabilir.

-MATRAH VE KDV ARTTIRIMI YAPILABİLECEK YILLAR
Matrah (Gelir vergisi ve Kurumlar vergisi türünden) ve KDV türünden vergi artırımı 2011, 2012, 2013, 2014 ve 2015 yılları için yapılabilir.

 -GELİR VE KURUMLAR VERGİSİ TÜRÜNDEN MATRAH ARTIRIMININ YAPILMASI
Mükellefler, Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri vermiş oldukları yıllık beyannamelerinde vergiye esas alınan matrahlarını,

2011 takvim yılı için %35,
2012 takvim yılı için %30,
2013 takvim yılı için %25,
2014 takvim yılı için %20,
2015 takvim yılı için %15 oranından az olmamak üzere artırmak zorundalar.

-GELİR VERGİSİ MÜKELLEFLERİ ARTIRIMDA BULUNMAK İSTEDİKLERİ YILDA VERGİ MATRAHI BEYAN ETMEMİŞLERSE MATRAH ARTIRIMININ DURUMU
Gelir vergisi mükelleflerinin, artırımda bulunmak istedikleri yıl ile ilgili olarak vermiş oldukları gelir vergisi beyannamelerinde, zarar beyan edilmiş olması veya indirim ve istisnalar nedeniyle matrah oluşmaması ya da hiç beyanname verilmemiş olması halinde, artırılacak matrahlar, işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler için;

2011 takvim yılı için 9.500 Türk lirasından,
2012 takvim yılı için 9.890 Türk lirasından,
2013 takvim yılı için 10.490 Türk lirasından,
2014 takvim yılı için 11.160 Türk lirasından,
2015 takvim yılı için 12.650 Türk lirasından az olmamak şartıyla artırımda bulunabilirler.

-BİLANÇO ESASINA GÖRE DEFTER TUTAN GERÇEK KİŞİLER İLE SERBEST MESLEK ERBAPLARI ARTIRIMDA BULUNMAK İSTEDİKLERİ YILDA VERGİ MATRAHI BEYAN ETMEMİŞLERSE MATRAH ARTIRIMININ DURUMU
Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler ile serbest meslek erbabı için artırımda bulunmak istedikleri yıl ile ilgili olarak vermiş oldukları gelir vergisi beyannamelerinde, zarar beyan edilmiş olması veya indirim ve istisnalar nedeniyle matrah oluşmaması ya da hiç beyanname verilmemiş olması halinde, artırılacak matrahlar

2011 takvim yılı için 14.000 Türk lirasından,
2012 takvim yılı için 14.820 Türk lirasından,
2013 takvim yılı için 15.740 Türk lirasından,
2014 takvim yılı için 16.740 Türk lirasından,
2015 takvim yılı için 18.970 Türk lirasından az olmamak şartıyla artırımda bulunabilirler.

-KURUMLAR VERGİSİ MÜKELLEFLERİ ARTIRIMDA BULUNMAK İSTEDİKLERİ YILDA VERGİ MATRAHI BEYAN ETMEMİŞLERSE MATRAH ARTIRIMININ DURUMU
Kurumlar vergisi mükelleflerinin, artırımda bulunmak istedikleri yıl ile ilgili olarak vermiş oldukları beyannamelerinde, zarar beyan edilmiş olması veya indirim ve istisnalar nedeniyle matrah oluşmaması ya da hiç beyanname verilmemiş olması halinde, artıracak matrahlar;

2011 takvim yılı için 28.000 Türk lirasından,
2012 takvim yılı için 29.650 Türk lirasından,
2013 takvim yılı için 31.490 Türk lirasından,
2014 takvim yılı için 33.470 Türk lirasından,
2015 takvim yılı için 37.940 Türk lirasından az olamaz.

-KDV TÜRÜNDEN VERGİ ARTIRIMI
Mükellefler, her bir vergilendirme dönemine ilişkin olarak verdikleri beyannamelerindeki (İhtirazi kayıtla verilenler dahil) hesaplanan katma değer vergisinin yıllık toplamı üzerinden 

2011 yılı için %3,5, 
2012 yılı için %3, 
2013 yılı için %2,5, 
2014 yılı için %2 
2015 yılı için %1,5 oranından az olmamak üzere KDV türünden vergi artımı yapacaklar.

-MATRAH VE KDV ARTIRIMI KONUSUNDA BİLİNMESİ GEREKENLER
Matrah ve KDV artırımı, bu kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar yapılmalı.(Kanun Ağustos ayında resmi gazetede yayımlanır ise en geç Ekim ayının sonuna kadar artırımlar yapılmalı) Artırımda bulunulan yıllar için vergi incelemesi ve tarhiyat yapılamaz.
Gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin matrah artırımında bulundukları yıllara ait zararların %50’si, 2016 ve izleyen yıllar kârlarından mahsup edilmez.
Artırımda bulunulan vergi türü için ilgili yıllarda vergi incelemesinin yapılmaması bu dönemlere ait defter ve belgelerin muhafaza ve ibraz yükümlülüğünü kaldırmaz.
Vergi idaresinin artırımda bulunulmayan yıllar için vergi incelemesi yapma hakkı saklıdır.
Gelir vergisi, Kurumlar vergisi veya KDV türünden yapılacak artırımlarda damga vergisi alınmayacak.
213 sayılı Kanunun 359 uncu maddesinin (b) fıkrasındaki “defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler matrah ve vergi artırımından yararlanamazlar.

-İŞLETMEDE OLDUĞU HALDE KAYITLARDA OLMAYAN EMTİA VE DEMİRBAŞLAR KAYIT ALTINA ALINMASI
Mükellefler, işletmelerinde mevcut olduğu halde kayıtlarında yer almayan emtia, makine, teçhizat ve demirbaşları Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü ayın sonuna kadar bir envanter listesi ile vergi dairelerine bildirmek suretiyle defterlerine kaydedebilirler.

-KAYITLARDA YER ALDIĞI HALDE İŞLETMEDE BULUNMAYAN EMTİALARIN DURUMU
Mükellefler, kayıtlarında yer aldığı halde işletmelerinde mevcut olmayan emtialarını, bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü ayın sonuna kadar, aynı nev’i den emtialara ilişkin cari yıl kayıtlarına göre tespit edilen gayrisafi kâr oranını dikkate alarak fatura düzenlemek ve her türlü vergisel yükümlülüklerini yerine getirmek suretiyle kayıt ve beyanlarına intikal ettirebilirler.

-ECZANELERDE KAYITLARINDA OLDUĞU HALDE FİİLEN BULUNMAYAN İLAÇLAR
Eczaneler, stoklarında kaydî olarak yer aldığı halde fiilen bulunmayan ilaçları, bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü ayın sonuna kadar maliyet bedeli üzerinden fatura düzenlemek suretiyle kayıtlarından çıkarabilirler. Bu suretle kayıtlardan çıkarılan ilaçların maliyet bedeli üzerinden %4 oranında hesaplanan katma değer vergisi ayrı bir beyanname ile beyan edilerek beyanname verme süresi içinde ödenir.

-KASA HESABI İLE ORTAKLAR CARİ HESABININ DÜZELTİLMESİNDE ÖDENMESİ GEREKEN VERGİ ORANI
Bilanço esasına göre defter tutan kurumlar vergisi mükellefleri, 31.12.2015 tarihi itibariyle düzenledikleri bilançolarında görülmekle birlikte işletmelerinde bulunmayan kasa mevcutları ve işletmenin esas faaliyet konusu dışındaki işlemleri dolayısıyla (ödünç verme ve benzer nedenlerle ortaya çıkan) ortaklarından alacaklı bulunduğu tutarlar ile ortaklara borçlu bulunduğu tutarlar arasındaki net alacak tutarları ile bunlarla ilgili diğer hesaplarda yer alan işlemlerini bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen üçüncü ayın sonuna kadar vergi dairelerine beyan etmek suretiyle kayıtlarını düzeltebilirler. Beyan edilen tutarlar üzerinden %3 oranında vergi hesaplanacak ve beyanname verme süresi içinde ödenmelidir.

-YURT DIŞINDA BULUNAN PARA,ALTIN,DÖVİZ'İN TÜRKİYE'YE GETİRİLME TARİHİ
Yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarını, 31.12.2016 tarihine kadar Türkiye’ye getiren gerçek ve tüzel kişiler, söz konusu varlıklar üzerinden her hangi bir vergi ödemden serbestçe tasarruf edebilirler.

-SGK VE BAĞ-KUR PRİM BORÇLARI İLE SGDP BORÇLARININ KAPSAMI
2016 yılı Haziran ayı ve önceki aylara ilişkin olup bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce tahakkuk ettiği halde henüz ödenmemiş olan SGK primleri, Bağ-Kur primleri ile, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek prim borçları bu kanun kapsamına dahildir.

-BU KANUNA GÖRE YAPILANDIRILAN BORÇLARI TAKSİTLE ÖDENMESİ
Bu kanuna göre borçlanılan tutarları taksitle ödemek isteyenler , borçluların başvuru sırasında altı, dokuz, on iki veya on sekiz eşit taksitte ödeme seçeneklerinden birini tercih etmeleri şarttır.
Taksitlendirme süresine göre faiz oranları şöyle olacaktır;

1) Altı eşit taksit için (1,045),
2) Dokuz eşit taksit için (1,083),
3) On iki eşit taksit için (1,105),
4) On sekiz eşit taksit için (1,15),

Katsayısı ile çarpılır ve bulunan tutar taksit sayısına bölünmek suretiyle ikişer aylık dönemler halinde ödenecek taksit tutarı hesaplanır.

-TİCARET ODASI BORÇLARI İLE DİĞER ODA AİDAT VE BORÇLARININ KAPSAMI
30.06.2016 tarihi (bu tarih dahil) itibarıyla, ödenmesi gerektiği halde bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar ödenmemiş olan; Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu hükümlerine göre üyelerin oda ve borsalara olan aidat, navlun hasılatından alınacak oda payları ve borsa tescil ücreti ile oda ve borsaların Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğine olan aidat borçları bu kanun kapsamına girer.

-SMMM VE YMM’LERİN ODA AİDAT BORÇLARI
30.06.2016 tarihi (bu tarih dahil) itibariyle, ödenmesi gerektiği halde bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar ödenmemiş olan, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu hükümlerine göre meslek mensuplarının üyesi oldukları odalara olan aidat borçları ile odaların Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliğine olan birlik payı borçları bu kanun kapsamına girer.

ZORUNLU KARŞILIKLAR YAPILMASI HAKKINDAKİ TEBLİĞDE DEĞİŞİKLİK

10.08.2016 tarih 29797 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren T.C.Merkez Bankası 2016/3 sayılı tebliğ gereğince ilk tebliğin (2013/15) 6.maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

(1) Zorunlu karşılık oranları Türk lirası yükümlülükler için aşağıdaki gibidir:

Mevduat/katılım fonu (yurt dışı bankalar mevduatı/katılım fonu hariç) 
a) Vadesiz, ihbarlı, 1 aya kadar ve 3 aya kadar (3 ay dâhil) vadeli     %11 
b) 6 aya kadar (6 ay dâhil) vadeli                                                        % 8 
c) 1 yıla kadar vadeli                                                                           % 6
ç) 1 yıl ve 1 yıldan uzun vadeli                                                           % 4,5 
Müstakrizlerin fonları                                                                          %11
Diğer yükümlülükler (yurt dışı bankalar mevduatı/katılım fonu dâhil) 
a) 1 yıla kadar (1 yıl dâhil) vadeli                                                       %11
b) 3 yıla kadar (3 yıl dâhil) vadeli                                                       % 7,5 
c) 3 yıldan uzun vadeli                                                                        % 4,5

Aynı tebliğin 7.maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

a) En fazla %60'ı; tabloda belirtilen dilimlere denk gelen karşılıkların hizalarında gösterilen katsayılar ile çarpılmak suretiyle bulunan toplam tutarı üzerinden ABD doalrı cinsinden,

İmkân Dilimleri (%)                 Katsayı 
         00-30                                1,0 
         30-35                                1,6 
         35-40                                2,0 
         40-45                                2,4 
         45-50                                2,7 
         50-55                                3,1 
         55-56                                3,9 
         56-57                                4,1 
         57-58                                4,3 
         58-59                                4,5 
         59-60                                4,7 


b) En fazla yüzde 30’u; tabloda belirtilen dilimlere denk gelen karşılıkların hizalarında gösterilen katsayılar ile çarpılmak suretiyle bulunan toplam tutarı üzerinden standart altın cinsinden,

İmkân Dilimleri (%)        Katsayı 
         0-15                          1,4 
       15-20                          1,5 
       20-25                          2,0 
      25-30                          2,5


4447 SAYILI KANUNUN GEÇİCİ 10.MADDESİ UYARINCA E-BİLDİRGE EKRANINDAN KONTROL UYGULAMASI

Bilindiği gibi, prim teşviklerinden yersiz yararlanan işverenler hangi teşvikten, hangi dönemde ve hangi nedenden dolayı hata listesinde yer aldığına ilişkin bilgileri e-bildirge programında yer alan "Prim Teşviklerinden Yersiz Yararlanılmış Dönemler" ekranından sorgulamaktadır.

Bu defa, ilgili aya ilişkin düzenlenen aylık prim ve hizmet belgelerinin tamamının onaylanmasının ardından 6111 sayılı kanun numarasından düzenlenen aylık prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı sigortalılardan dolayı 4447 sayılı Kanunun geçici 10.maddesi uyarınca hatalı bildirim yapılıp yapılmadığının işverenlerce kontrol edilebilmesi için "Prim Teşviklerinden Yersiz Yararlanılmış Dönemler" linkine "Cari Dönemler" başlıklı menü eklenmiştir.

Bu menü vasıtasıyla; işlem tarihi itibariyle hem aylık prim ve hizmet belgesi verme süresi hem de prim ödeme süresi sona ermemiş aylara ilişkin 6111 sayılı kanun numarasından verilen belgelerde kayıtlı sigortalıların kontrolü yapılabilecektir.

Buna göre,

-Bildirge verme süresi sona ermemiş aya ilişkin düzenlenen 6111 kanun numaralı bildirgede hata olması halinde ilgili aya ilişkin bildirge verme süresi sona ermeden e-bildirge üzerinden gerekli düzeltme işlemi yapılabilecek,

-Bildirge verme süresi sona ermiş ancak prim ödeme süresi sona ermemiş aya ilişkin düzenlenen 6111 kanun numaralı verilen bildirgede hata olması halinde ise işyerinin bağlı olduğu sosyal güvenlik il müdürlüğüne/merkezine başvurularak gerekli düzeltme işlemi yapılabilecektir.

9 Ağustos 2016 Salı

İFLAS ERTELEMEDE YENİ DÜZENLEMELER

15.07.2016 tarihinde kabul edilen, 09.08.2016 tarih 29796 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6728 sayılı Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile İcra İflas Kanunu’nda iflas ertelemenin düzenlendiği 179 ve devamı maddelerde değişiklikler yapılmış, 179/c maddesi ilave edilmiştir.

İflasın ertelenmesi kurumu, sermaye şirketleri ve kooperatiflerin mali darboğazı aşması ve ekonomi içinde üretken olmaya devam etmesini sağlamak  amacıyla getirilmiştir. Ancak iflas erteleme başvuruları en çok alacaklıların haklarını etkilemekte, kötü niyetli başvurularda alacaklılar alacaklarına uzun süre veya  hiç kavuşamamaktadır.
Getirilen yeni düzenlemeler ile borca batıklığın tespiti, iyileştirme projesinin nasıl olacağı ve uygulamaya yönelik düzenlemelerle iflas erteleme kurumunun daha sağlıklı işlemesi amaçlanmıştır.

Getirilen yeni düzenlemeler ve değişiklikler aşağıda sıralanmıştır:

1- İcra İflas Kanunu 179. Maddesinde “ borçların aktiften fazla olması”  halinde iflas erteleme talebinde bulunulabileceği hükmü vardı. Yeni düzenlemede ise aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden düzenlenen ara bilançoya göre borca batık olduğunun tespit edilmesi halinde iflas erteleme talebinde bulunulabileceği kabul edilmiştir.

2- Uygulamada bazı yerlerde iflas erteleme kararının çok kolay alınabildiği gerekçesi ile şirket merkezleri taşınmakta ve iflas erteleme talebinde bulunulmakta idi. Bu tür kötü niyetli yaklaşımları önlemek için yapılan yeni düzenleme ile “ son bir yıldan uzun süre ile şirket merkezinin bulunduğu yerdeki mahkeme” den iflas erteleme talebinde bulunulabileceği kuralı yer almaktadır.

3- Yeni yapılan düzenlemelerde iyileştirme projelerinin nasıl olması gerektiği ile ilgili hükümler getirilmiştir.
İyileştirme projesinde, yeni nakit kaynak konulması dahil nesnel ve gerçek kaynaklar ve önlemler bulunmalıdır.
İyileştirme projesinde, erteleme sürecinde  işletme giderlerinin ve çalışma sermayesinin nasıl karşılanacağının gösterilmesi  zorunludur. Uygulamada iflas erteleme talebinde bulunan bazı şirketlerin genel işletme ve üretim giderlerini karşılayamadıkları, elektrik, su, doğalgaz, kira giderlerini ödeyemedikleri, ancak aldıkları tedbir kararları ile takip yapılmasını ve ilgili şirketin kesinti yapmasını engelledikleri görüldüğünden işletme giderlerinin nasıl karşılanacağının iyileştirme projesinde gösterilmesi zorunluluğu getirilmiştir.
İflas erteleme talebi ile birlikte iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı olduğunu gösteren bazı bilgi ve belgelerin de mahkemeye sunulması zorunlu hale getirilmiştir. Buna göre
-  Mevcut borçların ödeme sürelerini ve tutarlarını,
-  Alacaklıların adreslerini,
-  Faaliyet gösterilen sektörün özelliklerine göre stoklar ile bunların bekleme sürelerini ve tutarlarını gösteren listelerin,
-  Vergi dairesine sunulmuş son bilanço ve gelir tablosunun,
-  Şirket veya kooperatife ait ticaret sicil tasdiknamesinin,
-  İyileştirme projesinin ciddi ve inanılır olduğunu gösteren diğer belgelerin,
-  İşletmenin devamlılığı esasına göre düzenlenmiş ara bilançoyla birlikte sunulması zorunludur.
Uygulamada ihtiyati tedbir kararı alındıktan sonra, yargılamanın uzaması için bilgi ve belgeler geç sunulmakta, yeniden bilirkişi raporu alınması gerekmekte, tedbir kararının sağladığı korumadan yararlanarak, karar verilmesi kasıtlı olarak geciktirilebilmekteydi. Bu nedenle belirtilen bilgi ve belgelerin taleple birlikte sunulması zorunluluğu getirilmiştir.
Belirtilen liste ve belgelerin iflasın ertelenmesi talebi ile birlikte sunulmaması halinde, mahkemece iki haftalık kesin süre verilecek ve bu süre içinde de sunulmaz ise iflas erteleme talebi ispat edilememiş sayılacaktır. Eğer borca batık olduğu da tespit edilirse iflas kararı verilecektir.

4- Üst üste iflas erteleme taleplerinin önüne geçmek amacıyla, daha önce iflasın ertelenmesinden yararlanmış olanların, uzatma dahil erteleme süresinin bitiminden itibaren bir yıl geçmeden iflas erteleme talebinde bulunamayacağı düzenlemesi getirilmiştir.

5- İflas erteleme talebi üzerine derhal görevinin gerektirdiği mesleki ve teknik yeterliliğe sahip, yeterli sayıda kayyım atanır. Daha önceki düzenlemede  sadece kayyım atanacağı belirtilmekte idi, yeni düzenlemede kayyımın görevinin gerektirdiği mesleki ve teknik yeterliliğe sahip olması gerektiği belirtilmiştir.

6- İflas erteleme talebi, kayyımın atanması kararı, kayyımın görevleri, temsil yetkisi ve sınırları tescil edilmek üzere ticaret sicili müdürlüğüne gönderilecek ve ilan edilecektir. İlan hususu önceden de bulunmakta idi ancak yeni düzenlemede, alacaklıların iflasın ertelenmesi kararının ilanından itibaren 2 haftalık kesin süre içinde  iflasın ertelenmesi şartlarının bulunmadığını ileri sürebilecekleri ve mahkemeden talebin reddini isteyebilecekleri  hükmü getirilmiştir. Alacaklıların itiraz hakkına süre sınırı getirilmiştir.

7- Yargılama devam ederken verilebilecek tedbirler netleştirilmiştir. Mahkeme iflas erteleme başvurusunda bulunan şirketin/kooperatifin mal varlığını koruyucu tedbirleri alacaktır. Yargılama süresince  6183 sayılı Kanun’a dayalı takipler dahil yeni takip yapılmasını yasaklayabilir veya mevcut takiplerin durmasına karar verebilir. Bu süre içinde ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarının da uygulanamayacağı hükmü getirilerek, ihtiyati haciz yolu ile borçlu şirketin durumunun ağırlaşmasının önüne geçilmesi amaçlanmıştır.

8- İflasın ertelenmesi yargılaması sırasında tedbir kararı verilmesi halinde, tedbir süresi iflasın ertelenmesi süresinden sayılacaktır. Mevcut uygulamada, yargılama uzadıkça tedbir devam etmekte, bazen tedbir süresi o kadar uzamaktadır ki nihai hükümle verilecek iflas erteleme süresinden çok daha fazlası  tedbir yoluyla kullanılmaktadır.  Bu düzenleme ile alacaklıların da uzun süre mağdur olmasının önüne geçilmek istenmiştir.

9- İflasın ertelenmesi yargılamasında tedbir talebinin reddi veya bu talebin kabulü halinde aynı mahkemeye yapılacak itiraz üzerine verilen kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilecektir.

10- Atanan kayyım mahkemenin uygun göreceği sürelerde  rapor verecektir. Raporlarda neler bulunacağı tek tek sayılmamakla birlikte, özellikle sermaye  artırımı ödemelerinin gerçekliği ve bunların kullanım yerlerini de gösterecek şekilde düzenleneceği  belirtilmektedir. Talepte bulunan şirketin faaliyet gösterdiği sektör dikkate alınarak dönemler itibariyle üretim miktarı, ham madde dengesi, üretim için kullanılan enerji miktarı gibi verilerin kayyım raporunda karşılaştırmalı olarak yer alması gerekmektedir.

11- Yeni düzenleme ile kayyımların özel bir sicile kaydı zorunluluğu getirilmiştir. Mahkemeler kayyımların özel sicile kaydının yapılması için, adalet komisyonu başkanlığına bildirimde bulunacaktır. Diğer taraftan bir kişi aynı anda en fazla 3 dosyada kayyım olarak atanabilecektir.

12- Yeni düzenlemeye göre yargılama devam ederken sadece bir kez revize iyileştirme projesi verilebilecektir.  Mevcut uygulamada,  çok anlamlı olmayan değişiklikler içeren  yeni/ revize projeler sunulmakta, mahkeme her seferinde bilirkişi raporu almak zorunda kalmakta, bu şekilde yargılama gereksiz yere uzamaktaydı. Yeni düzenleme ile bilirkişi raporunda belirtilen olumsuz durumların bir defaya mahsus verilecek bir revize iyileştirme projesi ile giderilmesine olanak verilmiştir. Bu nedenle iyileştirme projelerinin çok iyi hazırlanması önem arz etmektedir.

13- İflasın ertelenmesi taleplerinde verilebilecek kararların neler olduğu da açıkça düzenlenmiştir.
 -   Mahkeme borca batık olan şirketin iyileştirme projesini ciddi ve inandırıcı bulur ve şirketi iflas ertelemye layık görürse  iflasın ertelenmesine,
 -   Borca batık olmadığını tespit ederse, iflas erteleme talebi ile iflas davasının reddine
 -   Borca batık olmasına rağmen iyileştirilmesinin mümkün olmadığı görülürse  iflasına karar verilecektir.
 İflas erteleme kararı verilebilmesi için; borca batık olma, iyileştirme projesinin ciddi ve inandırıcı olması yanında, “mahkemenin borçluyu  iflas ertelemeye layık görmesi” kriteri eklenmiştir. Madde gerekçesinde, Türk Medeni Kanunu 2. Maddesi’nde yer alan dürüslük kuralına değinilmiştir. Örnek olarak çifte veya sahte kayıt tutan, mal kaçıran, borçlarını saklayan, çok sık adres değiştirerek alacaklılarından kaçan ve mahkemenin yetkisine etki etmeye çalışan, ard arda birden çok kez iflasın ertelenmesi ve konkordato yoluna giden borçluların ertelemeye layık olmadıklarının kabul edilebileceği belirtilmiştir.

14- İflasın ertelenmesi kararı üzerine 6183 sayılı Kanun’a göre yapılan takipler de dahil olmak üzere, hiçbir takip yapılamayacağı, evvelce başlamış takiplerin duracağı hükmü bulunmaktaydı. 179/b maddesinde yapılan yeni düzenleme ile iflasın ertelenmesi kararı üzerine ihtiyati tedbir  ve ihtiyati haciz kararlarının da uygulanmayacağı  hükmü getirilmiştir.

15- Mevcut düzenlemede iflas erteleme süresinin 1 yıl olacağı, ancak mahkemece uygun görülecek sürelerde uzatılabileceği, uzatma süreleri toplamının da en fazla 4 yıl olacağı belirtilmekte idi.  Yeni düzenlemede uzatma süresi 1 yıl ile sınırlandırılmıştır. Uzatma talebi hakkında karar verilebilmesi  için erteleme kararının kesinleşmesi bekletici sorun yapılacaktır. Uzatma yargılaması sırasında da sadece bir defa revize iyileştirme projesi verilebilecektir.

16- Yeni düzenleme ile İcra İflas Kanunu’ba 179/c maddesi eklenmiş ve bu maddede iflas erteleme talepleri üzerine verilen  nihai kararlara karşı kanun yolları düzenlenmiştir. Buna göre,
 - iflasın ertelenmesini talep eden,  kararın tebliğinden itibaren 10 gün içinde
 - diğer ilgililer ise kararın ilanından itibaren 10 gün içinde istinaf yoluna başvurabilecektir.
 Ayrıca bölge adliye mahkemeleri  tarafından verilen kararlara karşı da aynı esaslara göre 10 gün içinde temyiz yoluna gidilebilecektir.

17- İcra İflas Kanunu'na eklenen Geçici 12. madde'ye göre, söz konusu  değişiklikler, bu maddenin yürürlük tarihinden sonra yapılan iflas erteleme talepleri hakkında uygulanacaktır. ( 6728 sayılı Kanun'un yürürlüğünü düzenleyen 76. maddeye göre ilgili maddeler Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girecektir.)


NOT: 31.07.2016 tarih, 29787 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 669 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 4. Maddesi ile olağanüstü halin devamı süresince İcra İflas Kanunu 179. Maddesi uyarınca şirket ve kooperatiflerin iflas erteleme talebinde bulunamayacağı hükmü getirilmiştir.

2016-2017 ÖĞRETİM YILI ÖZEL OKUL ÖĞRENCİLERİNE EĞİTİM VE ÖĞRETİM DESTEĞİ VERİLMESİ

06.08.2016 tarih 29793 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan tebliğe göre 2016-2017 yılı eğitim ve öğretim yılında aşağıdaki tabloda sayılan okul kademe ve türleri için toplam 340.000 öğrenciye eğitim ve öğretim desteği verilecektir.
1-Buna göre 2016-2017 eğitim ve öğretim yılında, 5580 sayılı kanun kapsamında açılan özel okul öncesi, ilkokul, ortaokul, lise ve temel lise türlerinde öğrenim görecek her bir öğrenciye verilecek eğitim ve öğretim desteği tutarları ile ilk defa destek verilecek öğrenci sayıları aşağıda belirtilmiştir.

Tablo-1: Eğitim Öğretim Desteği Verilen Okul Türleri, Destek Tutarları ve Öğrenci Sayıları


S.No
Okul Türü
Destek Tutarı (TL)
İlk Defa Destek Verilecek Öğrenci Sayısı
1
Okul Öncesi Eğitim Kurumu
2.860
6.000
2
İlkokul
3.440
15.000
3
Ortaokul
4.000
15.000
4
Lise
4.000
15.000
5
Temel Lise
3.440
24.000
Toplam
75.000

2-İllere göre eğitim ve öğretim desteği verilecek okul kademe ve türleri, öğrenci sayısı, öğrenci ve okul seçilmesine ilişkin ölçütler ile diğer hususlar Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanacak kılavuzda belirtilecektir.
3-Sosyo-ekonomik gelişmişlik seviyelerine göre eğitim ve öğretim desteği verilecek öğrencilerin illere dağıtımında aşağıdaki tabloda yer alan katsayılar kullanılacaktır.

Tablo-2: Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Seviyeleri Katsayıları

Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Seviyesi
Katsayı
1. Bölge
0,95
2. Bölge
0,95
3. Bölge
1,00
4. Bölge
1,00
5. Bölge
1,20
6. Bölge
1,30

4-Okul öncesi eğitime devam eden öğrencilerden 48-66 ay yaş grubunda olanlar bir defaya mahsus olmak üzere eğitim öğretim desteğinden yararlanabilir.
5-İllere okul türlerine göre ayrılan öğrenci kontenjanından az talep gelmesi durumunda Milli Eğitim Bakanlığı boş kalan kontenjanları aynı okul türünden talebin fazla olduğu illerde kullanabilir.
6-Eğitim öğretim desteği, Milli Eğitim Bütçesine bu amaçla konulan ödenekten karşılanır. Ödemeye ilişkin usulleri belirlemeye Milli Eğitim Bakanlığı yetkilidir.
7-Maliye ve Milli Eğitim Bakanlığı tarafından müştereken hazırlanan bu Tebliğ, 2016-2017 eğitim ve öğretim yılı için geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

YENİ MUHTASAR VE PRİM HİZMET BEYANNAMESİ UYGULAMASI

09.08.2016 tarih 29796 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6728 sayılı Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile Sosyal Güvenlik Kurumu'na verilmesi gereken aylık prim ve hizmet belgesi ile Maliye Bakanlığı'na verilmesi gereken muhtasar beyanname birleştirilmiş olup, "Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi" adını almıştır.

1.İçerik
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa 98/A maddesi eklenmiştir. Söz konusu maddeye göre, muhtasar ve prim hizmet beyannamesi, vergi kanunlarına göre verilmesi gereken muhtasar beyanname ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu uyarınca verilmesi gereken aylık prim ve hizmet belgesinin birleştirilerek, kesilen vergilerin matrahları ile birlikte sigortalının sigorta primleri ve kazançları toplamı ile prim ödeme gün sayılarının bildirilmesine mahsustur.

2.Maliye Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na Yetki Verilmesi
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa eklenen 98/A maddesine göre; muhtasar beyanname ile aylık prim ve hizmet belgesinin birleştirilerek verilmesi hususunda zorunluluk getirmeye veya kaldırmaya, kapsama girecekleri gruplar, sektörler, gayrisafi iş hasılatları, istihdam edilen işçi sayıları, gelir unsurları, il ve ilçe sınırları itibarıyla ayrı ayrı veya birlikte tespit etmeye, muhtasar ve prim hizmet beyannamesinin şekil, içerik ve ekleri ile ilgili olduğu dönemi ve uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müştereken yetkili kılınmıştır.

3.Muhtasar ve Prim Beyannamesinin Verilme Süresi
Muhtasar ve prim hizmet beyannamesinin verilmesinde Gelir Vergisi Kanununun 98 inci maddesinde belirtilen yer ve süreler dikkate alınacaktır. Buna göre Muhtasar Ve Prim Hizmet Beyannamesi ilgili olduğu ayı takip eden ayın yirmi üçüncü günü akşamına kadar bağlı olunan vergi dairesine verilecektir.
Maliye Bakanlığı; bölge, il, ilçe, mahal ve sektörlere göre yetkili vergi dairesini ve beyannamenin verilme zamanını belirlemeye yetkili kılınmıştır.

4.Tahakkuk Fişinin Elektronik Ortamda Verilmesi
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 28 inci maddesine yeni fıkra eklenmiştir. Yapılan ekleme ile Muhtasar Ve Prim Hizmet Beyannamesinin 5510 sayılı Kanun kapsamında oluşturulan kısmına ilişkin olarak düzenlenen tahakkuk fişinin, mükellefe veya elektronik ortamda beyanname gönderme yetkisi verilmiş diğer kişilere Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından elektronik ortamda gönderilmesi düzenlenmiştir.

5.Meslek Mensubuna Müteselsil Sorumluluk
5510 sayılı Kanununun 12.maddesinin ikinci fıkrasına ekleme yapılmıştır. Yapılan düzenleme ile muhtasar ve prim hizmet beyannamesinin defter ve kayıtlara ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından işverenlerle birlikte yazılı sözleşme ile yetki verilmiş serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavir ve yeminli mali müşavirler de müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmuştur.
Ayrıca, Kanun ile 5510 sayılı Kanunun 100 üncü maddesinde değişiklik yapılmıştır. Yapılan değişiklik ile 5510 sayılı Kanun gereğince Kuruma verilecek belge ve bildirimlerin 3568 sayılı Kanuna göre yetki almış meslek mensupları tarafından da verilebilmesi amacıyla düzenleme yapılmıştır.

6.Teşvik Şartlarında Düzenleme
5510 sayılı Kanun’da düzenlenmiş olan 5 puanlık ve 6 puanlık prim indirimi teşviklerinden, büyük ölçekli yatırımların teşvikinden ve asgari ücret teşvikinden faydalanmak için gerekli olan koşullardan olan aylık prim ve hizmet belgelerinin süresinde verilmesi yükümlülüğüne Muhtasar Ve Prim Hizmet Beyannamesinin süresinde Maliye Bakanlığına verilmesi şartı eklenmiştir.
Getirilen bu düzenleme, Muhtasar Ve Prim Hizmet Beyannamesinin verilmeye başlanmasıyla birlikte uygulanmaya başlanacak doğal süreç için gerekli yasal değişikliği içermektedir.

7.Diğer Düzenlemeler ve Sigortalı Çalıştırmama Hali
Kanun ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve GSS Kanununun 86.maddesinde bazı değişiklikler yapılmıştır. Yapılan değişiklik ile 86 ncı maddedeki aylık prim ve hizmet belgesinin içeriği ve verilmesi ile ilgili hususlar mülga edilmiş ve Muhtasar Ve Prim Hizmet Beyannamesinin hayata geçirilmesi sonucu çıkartılacak yönetmeliğe göre işlem yapılması gerektiği belirtilmiştir. Buna benzer şekilde sigortalıların eksik gün belgelerinin verilmesi ve ilgili diğer hususlar da çıkartılacak yönetmeliğe havale edilmiştir.
Ayrıca yapılan ekleme ile işverenin sigortalı çalıştırmaya son vermesi halinde durumu 15 gün içinde SGK’ya bildirmesi yükümlülüğü getirilmiştir.

8.Afet Durumunda Belgelerin Verilme Süresi ve Primlerin Ertelenmesine ait Düzenleme
Kanun ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve GSS Kanununun “Afet durumunda belgelerin verilme süresi ve primlerin ertelenmesi” başlıklı 91 inci maddesi yeniden düzenlenmiştir. Yapılan değişiklik ile “yangın, su baskını, yer kayması, deprem” gibi afetlere “sel ve kuraklık” afetleri ile ağır hastalık, ağır kaza, tutukluluk ve sabotaj halleri eklenmiştir. Buna göre;
Yangın, su baskını, sel, kuraklık, yer kayması, deprem gibi afetlerle ağır hastalık, ağır kaza, tutukluluk ve sabotaj gibi nedenlerle ticari veya ekonomik kayıplara uğrayan işverenler, 4/b kapsamındaki sigortalılar ile primlerini kendileri ödeyen sigortalılar, bu durumu belgelemeleri kaydıyla vakanın veya afetin meydana geldiği tarihten itibaren üç ay içinde talepte bulunmaları ve prim ödeme aczine düştüklerinin, yapılacak inceleme sonucu anlaşılması halinde, yukarıda belirtilen vaka veya afet tarihinden önce ödeme süresi dolmuş mevcut Kuruma olan borçlar ile vaka veya afetin meydana geldiği tarihi takip eden üçüncü ayın sonuna kadar tahakkuk edecek Kuruma olan borçları, vaka veya afetin meydana geldiği tarihten itibaren bir yıla kadar Kurumca ertelenebilir.
Yukarıda belirtilen durumlar ile Bakanlık ve Maliye Bakanlığınca müştereken belirlenen vaka, afet veya mücbir sebep hallerinde Kuruma verilmesi gereken her türlü bilgi ve belge ile yapılması gereken başvuruların vakanın, afetin veya mücbir sebebin meydana geldiği tarihi takip eden üç ay içinde Kuruma verilmesi veya yapılması halinde, süresinde verilmiş veya yapılmış sayılır.
Yetkili makamlarca genel hayatı etkilediğine dair karar verilen vaka, afet veya mücbir sebep hallerinde, genel hayatın etkilendiği bölge, il, ilçe veya mahalde doğrudan veya dolaylı olarak zarar gören işverenlerle sigortalı ve hak sahiplerince bu Kanuna göre Kuruma verilmesi gereken her türlü bilgi ve belge ile yapılması gereken başvuruların, ödenmesi gereken primlerin ve diğer Kurum alacaklarının ödeme sürelerini bu Kanundaki sürelere bağlı olmaksızın, genel hayatın etkilendiği bölge, il, ilçe veya mahaldeki şartları ve gelişmeleri göz önünde tutarak belirlemeye ve ertelemeye Kurum yetkilidir.
Kuruma olan borçların ertelendiği sürede zaman aşımı işlemez ve ertelenen kısmına gecikme cezası ve gecikme zammı uygulanmaz.

9.Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesine ait İdari Para Cezası Düzenlemesi
5510 sayılı Kanunun 102.maddesinin birinci fıkrasına (m) bendi eklenmiştir. Söz konusu düzenleme ile aylık prim ve hizmet belgesinin verilmemesi halinde uygulanan idari para cezasından farklı olarak tutulan defter türüne ve eksik tahakkuk ettirilen prim tutarına göre ceza tutarı farklılaştırılmıştır.
Söz konusu bende göre, Kurumun prim tahakkukuna ve sigortalıların sosyal güvenlik haklarına dayanak teşkil eden Muhtasar Ve Prim Hizmet Beyannamesindeki sigortalıların, prime esas kazançlarının veya hizmetlerinin bildirilmediği, eksik ya da geç bildirildiği anlaşılan her bir işyeri için;
1) Beyannamenin asıl olması halinde, aylık asgari ücretin iki katını geçmemek kaydıyla beyannamede kayıtlı sigortalı sayısı başına, aylık asgari ücretin beşte biri tutarında,
2) Beyannamenin ek olması halinde, aylık asgari ücretin iki katını geçmemek kaydıyla her bir ek beyannamede kayıtlı sigortalı sayısı başına, aylık asgari ücretin sekizde biri tutarında,
3) Ek beyannamenin, 86.maddenin beşinci fıkrasına istinaden Kurumca resen düzenlenmesi durumunda, aylık asgari ücretin iki katını geçmemek kaydıyla her bir ek beyannamede kayıtlı sigortalı sayısı başına, aylık asgari ücretin yarısı tutarında,
4) Beyannamenin mahkeme kararı, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca yapılan tespitler veya diğer kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatları gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler neticesinde ya da bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden, hizmetleri ve kazançları Kuruma bildirilmediği veya eksik bildirildiği ya da sadece hizmetlerinin Kuruma eksik bildirildiği anlaşılan sigortalılarla ilgili olması halinde, beyannamenin asıl veya ek nitelikte olup olmadığı, işverence düzenlenip düzenlenmediği dikkate alınmaksızın, aylık beyannamedeki her bir işyeri için,
a) Kamu idareleri ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca bilanço esasına göre defter tutmak zorunda olanlar hakkında asgari ücretin üç katını geçmemek üzere sigortalı başına aylık asgari ücret tutarında,
b) Diğer defterleri tutmak zorunda olanlar hakkında asgari ücretin iki katını geçmemek üzere sigortalı başına yarım asgari ücret tutarında,
c) Defter tutmakla yükümlü olmayanlar hakkında aylık asgari ücreti geçmemek üzere sigortalı başına asgari ücretin üçte biri tutarında,
ç) Beyannamedeki her bir işyerinden bildirilen sigortalıların sadece prime esas kazançlarının eksik bildirildiğinin anlaşılması halinde ise beyannamenin asıl veya ek nitelikte olup olmadığı, işverence düzenlenip düzenlenmediği dikkate alınmaksızın, aylık asgari ücretin onda birinden az, iki katından fazla olmamak üzere tespit edilen prime esas kazanç tutarında,
idari para cezası uygulanır.

10- Meslek Kodu Uygulaması İle İlgili İdari Para Cezası Getirilmesi
5510 sayılı Kanunun 102.maddesinin birinci fıkrasına (n) bendi eklenmiştir. Buna göre, muhtasar ve prim hizmet beyannamesinde, sigortalıların işyerlerinde fiilen yaptıkları işe uygun meslek adı ve kodunu,gerçeğe aykırı bildiren her bir işyeri için aylık asgari ücreti geçmemek üzere meslek adı ve kodu gerçeğe aykırı bildirilen sigortalı başına asgari ücretin onda biri tutarında idari para cezası uygulanacaktır.
Ancak söz konusu meslek kodu düzenlemesinin yürürlük tarihi 01/01/2018 olarak belirlenmiştir.

11.Geçiş Hükümleri
Kanun ile 5510 sayılı Kanuna Ek Madde 12 eklenmiştir. Bu madde ile Muhtasar Ve Prim Hizmet Beyannamesinin uygulanmaya başlamasından önceki tarihlerde verilmesi gereken aylık prim ve hizmet belgeleri için değişikliklerden önceki hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir.

Not : Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi, Maliye Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanacak Genel Tebliğ yayımlandıktan sonra geçerli olacaktır.